Haberler

Ereğli Belediyesi  |

Haberler

Geçmişten Dizeler Şiirler ve Sözler

BESİM SÜLEYMAN BAŞ

                   YAŞAM ÖYKÜM

1941 yılında Ayrancı Bucak’ında (o zamanki idari yapısı) dünyaya gelmişim. Çocukluğum ve öğrenim gördüğüm gençlik dönemlerinde hep diplomat olmayı düşledim. Öğretmen olacağım hiç aklıma gelmezdi. Liseyi Ereğli’de bitirince Üniversite sınavlarında değişik fakültelerin 5 tane ayrı ayrı bölümlerini kazanmış olmama karşın maddi olanaksızlar nedeniyle ilgili bölümlere kayıt yaptıramadım.Bunun verdiği eziklik,yüreğimde bıraktığı yara,yaşamım boyunca sürdü.Bütün hayalimde,düşlerimde Ereğli’ye bir üniversite kurulsa düşüncesi yer aldı.Bazı rüyalarımda Ereğli’de üniversite kuruluyor ve ben de kampüsün önünde içeri giren çıkan sevgili öğrencileri görüyordum.Rüyamdaki mutluluğu anlatamam.   1 Kasım 1958 yılında öğretmenlik mesleğine başladım. Ama fazla üzülmedim. Askerlik nedeniyle girmiş olduğum öğretmenlik mesleği, beni iyi bir öğretmen olmanın çabasına yöneltti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın çıkarmış olduğu binlerce eserin çoğunu ve mesleğinde deneyim kazanmış yüzlerce öğretmen ağabeyi ve ablaların bilgi ve görgülerinden yararlandım. Hala da yararlanmaya çalışıyorum.

Daha sonra Eskişehir Anadolu Üniversitesi Önlisans programını bitirip yüksek okul diploması aldım. Artık öğretmenlik mesleğinin aşığı olmuştum. Bütün gücümü kendi öz evlatlarım gibi sevdiğim öğrencilerime adamıştım. Yaz mevsiminde 3 ay her gün olmak üzere 13 yıl süreyle ilk, orta ve lise sınıflarında okuyup bütünlemeye kalan yüzlerce öğrenciye parasız kurs verdim. Onların başarıları benim en büyük bahtiyarlığım oldu. Yurdumuzun çeşitli yörelerinde Konya ilçe ve köylerinde, Afyon ilçe ve köylerinde, Siirt ili ve köylerinde en son Ereğli ilçemiz Toros İlköğretim Okulu Müdürlüğünden 1993 yılında emekli oldum. Çevremin kalkınması için halkımla el ele verip dernek ve kalkınma kooperatifleri kurdum. Onlara hizmet etmeyi bir ibadet bildim. Vatanımı, Milletimi, Bayrağımı, Sancağımı, Cumhuriyeti, Demokrasiyi, Ezan’ımı bütün değerlerin üzerinde görüp, Ulu Önder Atatürk’ün ilke ve devrimlerine sahip çıkıp, onları yaşatmak için var gücümle çalıştım ve hala da çalışıyorum. Biliyorum ki öğretmen, doğumundan ölümüne kadar öğretmendir. Bugüne kadar ki yaşamımda en çok neye üzüldünüz derseniz: Ülke kalkınmasında çok büyük rol oynayacak olan Köy Enstitülerinin kapatılmasına derim. Bu büyük projeyi kaldırmak için dış kaynaklı hainlerin oyununa gelmemiz beni çok üzdü. Eğer bu proje devam ettirebilmiş olsaydı; ülkemiz dünya üzerinde parmakla gösterilecek kalkınmış ülkelerden biri olacaktı. Bu projenin atıl kalması bizi şu anda büyük bir depresyona itti. Biliyorum ki her meslek kendi ruhu ile yetiştirilen insanlarca başarılı olur. Hani bu ruhla öğretmen yetiştiren okullar... Yazık oldu ülkemize…
1981 yılında UNESCO tarafından ilan edilen Atatürk yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ülke çapında bir yarışma düzenlendi. Meslekte 20 yılını dolduran öğretmenlerin katılabileceği bu yarışmaya (yirmi yılımı doldurduğum) 1983 de katılarak Ayrancı’da ve Ereğli’de YILIN ÖĞRETMENİ seçildim. Konya ili genelinde Ankara Temsilciliği görevi için meslekte 41 yıl hizmeti bulunan değerli eğitimci Ahmet Özkan’la aynı puanı paylaştık. Kıdemi daha fazla olan sayın ağabeyim(Ahmet Özkan) bu görevi üstlendi. Ben ise bu onuru kazanmanın mutluluğunu yaşadım. Okumak ve yazmak benim için tutku haline geldi. Yerel basında Yeni Konya ve Ereğli Gazetelerinde çeşitli konularda (özellikle eğitim içerikli) yüzlerce hatta binlerce söyleşi ve makalelerim yayınlandı. Hala da yayınlanmakta.
1974 yılında “KONYA EREĞLİ AYRANCI” kitabım basıldı. Bu kitap Kültür Bakanlığı tarafından il ve ilçe kütüphanelerin istifadesine sunuldu.

 Daha sonra GEÇMİŞTEN BÜGÜNE EREĞLİ kitabını (Hasan Nar ve Gülşah Kılıç’la) birlikte hazırladık.Bu kitabımızda basıldı ve Kültür Bakanlığına sunuldu. YAŞAMDAN DİZELER, ŞİİR ve SÖZLER ktabım basıldı. Kültür Bakanlığı’nca kabül edildi,kültür eserler serisine girdi.Şmdi de kendi yazdığım ÖZLÜ SÖZLER adlı kitabımı basıma hazırladım. Dileğim: Halkıma ve yavrularımıza yararlı olur. Çünkü Ereğli’mi, halkımı, ülke ve insanımızın tümünü seviyorum. Gece, gündüz demeden, sağlığımı bile hiçe sayarak hiçbir karşılık beklemeksizin halkıma hizmet etmeye çalışıyorum. Siyasi bir geleceğim yok ve asla böyle bir şey de beklemiyorum.
 
ETADER (Ereğli’yi Tanıma ve Tanıtma Derneği) ve Ereğli Yükseköğrenimi Geliştirme Derneklerinde Başkanlık görevlerinde bulundum. Ereğlili öğretmen arkadaşlarımın yıllardır özlemini duyduğu çağdaş görünümlü bir Öğretmenevi ve Kültür Sitesinin yapılması çabalarına katıldım. Ereğli’mizde Yüksek Öğrenim Gençliğin gereksinimi olan Yüksek Okul Sosyal Tesisleri, Ulu Önder Atatürk’ün Üçharman (Divle) Köyüne yapılan anıtı, okullarımızın eğitim ve öğretiminde eksiklerinin giderilmesi Çabalarına katıldım.Bir de Ereğli’miz de bulunan atıl vaziyetteki Hamidiye Cami’sini yeniden yapılması önderliğini  yaptım.

      Bir gün oldu,Ferit-Emine abimin Kızı Nimet Çubukçu(BAŞ) kendi okuttuğum öğrencim,pati kuracaklar,Millet Vekili,daha sonra da Devlet Bakanı daha sonra Milli Eğitim Bakanı olacak.İşte idelallerim,hayallerim,dualarım bir bir gerçek oluyorduParti  kurdukları zaman Ankara’da buluşmuştuk.Kendisine sen  de millet vekili olacaksın,bakan olacaksın dedim.İşte ilk olarak Ereğli'ye üniversiteyi  getireceğiz dedim.Çünkü üniversitenin  pek çok sayılamıyacak kadar getirileri  olacaktı.Ayrıca benim gibi ekonomik yönden  olanaksızlıklar içinde olan evlatlarımızın burada çorbasını içip, okuluna gitmesi  sağlanacak.Onlara yapılacak bu imkan,ne kadar sevindirici değil mi ?Daha sonra Ereğli’mizin alt yapısı yoktu.Getireceğimiz çok hizmetler var, dedim."Amca,  yasa  gereği üniversite il olan yerlere kuruluyor”.Söylediğin doğru ,biz de tersinden ,fakültelerden başlarız dedim.İşte yeğenim ve öğrencim millet vekili oldu.  
       Arkasından Devlet Bakanı oldu,Millieğitim Bakanı oldu.Böylece projelerimiz bir bir gerçekleşmeye başladı.İlk defa eğitim fakültesini getirdik.Bu yıl(ikibin onüç-ikibin ondört) Eğitim Fakültemiz mezun verdi. Ben de sevgili genç öğretmenlerimle birlikte mezun  olmuş oldum .Bugün dünyanın mutlu insanları gibi,ben de  o mutluluğu yaşadım.Ereğli’mize mutlu,yavrularımıza kutlu olsun.
      Bu mücadelemizin sonucu,bu ışğımız  Konya'mızın diğer ilçeleri Seydişehir,Beyşehir ve Akşehir,hatta diğer illerin ilçelerini de  aydınlattı.Bunun arkasından Ereğli Mühendislik ve Doğa bilimleri(iletişim-gıda-çevre-veteriner ve ziraat fakültesi)olmak üzere beş bölümden oluşan fakültelerimizi getirdik. Fakat üç yıldır açamadık.Ereğli Yüksek Okul  ve Eğitim Fakültesi Selçuk Üniversitine bağlıydı .Daha sonra Necmettin Erbakan Üniversitesi’ne alındı.Bu alınma işi, zamanın uzamasına neden oldu.Ama sonunda amacımıza ulaşarak üniversitenin bölümlerini Ereğlimize kazandırdık.Üniversitemizin Değerli Bilim Adamı Sayın Değerli Rektörümüz Muzaffer Şeker,Ereğli'mize teşrif ettiler.Çok Değerli Belediye Başkanımız Sayın Özkan Özgüven’i makamlarında ziyaret ettiler.
      Belediye başkanılığı seçimini kazanmasından dolay hayırlı olması dileğinde bulundu ve tebriklerini sundular .Bu ziyarette Eğitim Fakültesi Dekanı Sayın Mustafa PEHLİVAN,Yüksek Okul Dernek Başkanımız Sayın Ergun ÖZGÜVEN ve ben de bulundum.
     Yaptığmız görüşmelerde Değerli Rektörümüz, önümüzdeki yıl (ikbin ondört-ikibin onbeş)mühendislik ve doğa  bilimleri fakültesi ile adalet yüksek okulunun açılacağı konusunda müjdeli haberi  verdi. Artık adım adım üniversite hayalim gerçekleşmeye başladı.Çok sevinçliyim çok mutluyum.Allah’ım sağlık verirse ömrüm olursa Ereğli’mize son nefesime kadar hizmet etmeye devam                    
edeceğim. 
                   Ayrıca Ereğli’mize getirdiğimiz:Yurtlar,kapalı spor salonları,devlet hastanesi.rehabiitasyon merkezi kültür merkezi,öğretmenevi ve okullar olmak üzere 27 tane hizmeti içeren listeyi bana verdiler.Bu hizmetlerin gelmesinde sayısız kurumların ve insanların yardımları olmuştur:Ben emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Yüce Allah’ım ömür verdiği müddetçe ve sağlığım el verdiği oranda bu çabalarımı sürdüreceğim.


     Sayın Bakanım Nimet  Baş,size ne kadar dua etsem ,borcumu bir türlü ödeyemem.O kadar büyüksün ki  işte büyüklük dediğin budur.Nekadar hizmet istedimse,hiç birine hayır demedin.Gözlerindeki mutluluk ışıklarını hiç unutamam. Getirdiğin hizmetler,  halk tarafından çok büyük taktir görüyor. Çok büyük dualar ediyorlar size.Sayenizde Ereğli’miz çağdaş şehir oluyor.Bu toprağın güzel insanı.Siz de biliyorsunuz ki insanlar yaptığı ve bıraktığı eserlerle yaşar...
      Sayın Bakan Yardımcım  Halil Etyemez, Çok Değerli Vekilim Cem Zorlu ve Çok Değerli  Belediye Başkanı’m Özkan Özgüven ,Sizlerle birlikte inşallah bağımsız bir üniversiteye kavuşacağız. 

Eşim Ayten Baş,Evlatlarım:Yüksel ve Yücel oğlum,Selma kızım.Damadım Bünyamin Kuzucu.Seher ve Vicdan gelinim. Üç tane oğlum,üç tane de kızım olmak üzere altı tane evladım var.Buse Nur Baş,Özkan Kuzucu,Dilara Sena Baş,Besim Bora Baş,Öznur Kuzucu,Ayten Sıla Baş,Bedriye Gül Kuzucu  olmak üzere yedi tane toruna sahibim.Bundan daha güzel zenginlik olurmu ? Mevla’ma’sonsuz şükürler olsun.

Geçmişten Dizeler Şiirler ve Sözler adlı kitabı görmek için tıklayınız