Yöresel Zenginliklerimiz
Yöresel Tadlarımızdan Uzun Kabak Yemeği İzlemek için Tıklayınız.
Yöresel Kıyafetlerimiz İzlemek için Tıklayınız.
Yöresel Kadın Giysileri
Ereğli giyimi iki şekildir. Birisi üç etek diğeri şalvar - işliktir. Şalvar - işlik Türkmen kıyafetine çok yakın olandır. Bu kıyafette fesin üzerine oyalı yazma örtülür, boyna beşibirlik takılır. Üç-etek ise giyiminde yekpare üç etek giyilir. Bu etekte sırma ile gergefte işlenmiştir.
Halk Oyunları Ve Müzik
İlçemizde eskiden beri kullanılan başlıca enstrümanlar; ud, kanun, saz, cura, keman, cümbüş, tef, davul, zurna, akardiyon' dur.
YÖRESEL EL SANATLARIMIZDAN ÖRNEKLER
DOKUMACILIK
Halı Dokumacılığı (Arısama-Belkaya)
Kilim Dokumacılığı (Çayhan-Cicim Kilimi)
Halı Yastık- Minder Dokumacılığı (Arısama-Belkaya)
SÜSLEME SANATLARI
Yün Çorap Örücülüğü (Dereyüzü-Ova Köyleri)
İğne Oyası (Ereğli Merkez)
Dantel Yaygı (Ereğli Merkez)
Delik İş (Ereğli Merkez)
Peşkir-Çevre İşlemeciliği (Ereğli Merkez)
YÖRESEL HALI DOKUMACILIĞINDAN ÖRNEKLER
Yöremizde daha önce el yapımı ıstar el tezgahında yapılan dokumacılığın yerini bu gün daha modernize edilmiş demir tezgahlara bırakmıştır. Dokuma yapılırken yünü sıkıştırma aleti olarak (KİRKİT) şimdiki ismi DOMA ve keski bıçağı kullanılmaktadır.
CİCİM KİLİMLERİ
Kilimlerdeki ve bezayağı dokumalardaki atkı ve çözgü sisteminden ayrıca, renkli desen ipliklerinin kullanıldığı bir dokuma türüdür.
Düz bezayağı dokuma, veya atkı yüzlü dokuma zeminler üzerine, ince çizgiler hakkında yaygının yüzeyini, sonradan işlenmiş duygusu verecek gibi doldurmasıdır. Desen ipliğinin kontrolü için genelde biri tezgahın arkasında olmak üzere 2 dokuyucu tarafından dokunur; desen ipliği dokuma esnasında önden arkaya verilerek motif ilerler.
Seyrek ve sık motifli cicim, atkıyüzlü cicim gibi türleri yöremizde dokunmaktadır. Kullanılan yünlerde önce doğal(tabii) renklerden dokuma yapılır. (Kökboyası,yünün tabii rengi ve ceviz kabuğu boyası) Daha sonraları bu renklere ilave olarak kırmızı, mavi, turuncu (fabrika boyaması kullanılırdı) Cicim kilimlerinde geçmişte geometrik şekiller daha sık işleniyordu, şimdilerde, doğayı yansıtan resimlere isimler verilerek desen oluşturulmaktadır. (10cm2 de 55-60 ilmek işlenmektedir.)
HALI DOKUMACILIĞI (Arısama Halıları)
Ereğlide geleneksel halı dokumacılığının en önemli tarihsel gelişimi 19.yy başlarında dışardan gelen yörük kökenlerin getirdiği el işi tezgahlarında ilk halı dokumacılığı başlamıştır. Arısama halı dokumacılığının ham maddesi yündür. Genelde Atkıda, Çözgüde, Desende Yün ipliği kullanılır.
Kullanılan teknik halı dokuma tekniği. Kullanılan renkler; Doğal renk, naturel renk (Hayvanın yününün rengi), Beyaz, Siyah, Bej, Gri, Kahverengi.
Bitkisel otlar (kök boya): Yeşil,turuncu,taba
Fabrika boyama (Kimyasal boyalar): Kırmızı ve mavi.
Halı Minder
Arısama-Geyik Modeli
Atkıda, Çözgüde, Desende: Yün İpliği
Kullanılan Teknik: Halı dokuma tekniği (10cm2 de 35 sıra ilmek var)
Kullanılan renkler: Lacivert, Yeşil, Turuncu, Kahverengi,Bej
Halı Minder
Arısama
Atkıda, Çözgüde, Desende: Yün İpliği
Kullanılan Teknik: Halı dokuma tekniği (10cm2 de 35 sıra ilmek var)
Kullanılan renkler: Beyaz, Lacivert, Yeşil, Turuncu, Kahverengi, Gri, Bej, Pembe
"Ereğli'den Çıktım Sökün Eyledim"
Yöresel Türkümüzün Hikayesi
Ali Ercan Kara Kaş Gözlerin Elmas ve Niğde Türküleri adlı kitabında "Sabi Baba" isminde bir kişiden dinlediği bu türkünün hikayesini aynen şöyle anlatmaktadır:
"Orta köyde Tahir efendi adında bir halk şairi varmış. Bu zât sazını kendi zevki için çalarmış. Altında atı terkesinde sazı şehir şehir kasaba kasaba dolaşırmış. Günlerden bir yaz mevsimi Ereğli'ye gezmeye gidiyor. Şehre girmeden bir ağaçlık su kenarında bir kaç aşiret çadırına rastlıyor. Çadırların bir tanesinden güzel bir kız ellerindeki helkelerisaçları iki bölükyakınındaki pınara su doldurmaya gidiyor. Tahir efendi kızı görünce aşık oluyor. Kendisini tanıtıyor ve Allah'ın emri ile de kıza evlenme teklifi yapıyor. Kız ise Tahir efendiyi ayaktan başa kadar süzdükten sonra teklifi kabul ediyor. "Yalnız babam Adana'ya gitti bir hafta sonra gelir o zaman gel ve beni babamdan iste" diyor.
Tahir efendi hemen geri Ortaköy'e döner ve en yakın akrabasınaeşinedostuna durumu anlatır ve bir haftayı sabırsızlıkla bekler. O bekleye dursun kızın babası üç gün sonra dönüyor. Kızının durumunda bir takım değişiklikler seziyor. Vaziyeti başka bir şahıs tarafından da öğrenen bababu işe asla razı olmuyor. Hemen çadırıçatmayı yüklenip Adana tarafına doğru yollanıyor. Bir hafta geçiyor ve Tahir efendi dünürcülerini toplayıp Ereğli'ye hareket ediyor. Çadırın olduğu yere geldikleri zaman hepsi şaşırıyorlar. Çünkü çadırın yerinde yeller esmektedir. Tahir efendi Sevgili Hüsne'sinin ayak izinden başka hiçbir şeye rastlayamıyor. Sonsuz gam tülüne bürünen Tahir efendi çeker sazını vurur mızrabını ve bu türküyü yakar."
Kaynak:
ERCAN Ali Kara Kaş Gözlerin Elmas ve Niğde Türküleri.2425 Niğde İl Basım
Öğrt. Gör. Hakan Tatyüz










